Fakirblog, 24 Ocak 2001

Elektrikli Araçlar Hakkında Bilinmesi Gerekenler

İlk elektrikli araç 1837 İngiltere’de Robert Davidson tarafından geliştirildi. Bu tür araçlar, öncelikle yeterli enerjiyi depolayacak bataryanın henüz geliştirilememiş olmasından dolayı, tren ve tramvay hatları boyunca uzayan elektrik tellerinden enerji sağlanarak, batarya ihtiyacı olmadan kullanıma başlandı ve hala da devam etmektedir.  Bu yüzden elektrikli araçların kullanımı, enerji nakil hatlarına bağlı olarak belli bir hat boyunca sınırlı kaldı. Bu dezavantaj elektrikli motorların kullanımını sınırlandırırken, üstünlüğü araçlarda içten yanmalı motorlara kaptırmasıyla sonuçlandı. İçten yanmalı motorlu araçların üretimi, bakımı, yakıtı masrafı olması ve bunun yanında çevreye olan olumsuz katkıları da olmasına rağmen, daha yüksek hız, daha uzun menzil, daha hızlı dolum ve daha fazla ağırlık taşıma kapasitesi ile daha geniş bagaj olanakları sunması nedeniyle elektrikli araçlara üstünlük sağlamıştır. Bu önlenemez yükseliş günümüzde ta ki şarjlı bataryaların gelişimine dek sürdü.

Elektrikli araçlarda kullanılan motorlar

Aslında elektrikli araçların içten yanmalı motorlara göre üstünlükleri çok fazladır. Elektrikli araçların bakım masrafları, çok daha düşüktür. Çünkü elektrikli araçlarda motor yağı, filtreler, triger kayışı, debriyaj baskı balata, radyotör ve şanzıman gibi bakım masrafları yoktur. Elektrik motoru, batarya, dişli kutusu, şarj aparatlarından oluştuğundan rutin bakım olarak sadece fren balataları-diskleri ve silecekler gibi sarf malzemeler bakım masraflarını oluşturuyor olacaktır. Elektrik motorlu araçlar enerjiyi 3 kat daha verimli kullanırlar ve enerjinin boşa harcanmasını engellerler.

elektrikli araçların avantajları

Elektrikli araçların çalışma prensipleri

Elektrik motorları, içten yanmalı motorlardan tamamen farklı bir prensipte çalıştıkları için hiç ses çıkarmazlar ve şehir ve yollarımızda gürültü kirliliği yapmazlar. Rejeneratif frenleme sistemleri sayesinde durmak için kullanılan enerjiyi depolarlar ve hızlanmak için tekrar kullanırlar. Elektrikli arabaların diğer bir teknolojik avantajı ise enerjiyi depolayabilme özellikleridir. Depolanan bu enerji akıllı şebekelere geri yüklenebilir ve ihtiyaç durumunda kullanılabilir. Elektrik motorlu taşıtların en büyük avantajı çevre kirliliği yapan egzos gazı ve gürültüsünün olmamasıdır. Bu nedenle çevre ve gürültü kirliliğine çok büyük faydası vardır. Çevreyi kirleten ve atmosfere atılan kirleticilerin tümü içinde; karbon monoksitin % 65’i, azot oksitlerin % 55’i, hidrokarbonların ise % 45’i benzin ve dizel yakıtı kullanan taşıtların egzoz emisyonlarından kaynaklanmaktadır.

Elektrikli araçlar hakkında bilgi

Türkiye’de 15 milyona yakın otomobil var. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre,2012 yılı Şubat ayı sonu itibariyle trafiğe kayıtlı 8 211 044 adet otomobilin % 40,3’ü LPG, % 36,8’i benzin, % 22,2’si dizel yakıt kullanmakta. Ülkemizin dış ticaret açığının neredeyse tamamı ham petrol gibi enerji ithalatından kaynaklanmaktadır. Devlet bu arabaların her bir tanesi için 300 dolar civarında bir ham petrol ithal ediyor.
Ülke ekonomimizin ne yazık ki en büyük sorunu oluşan cari açık olarak gözlenmektedir. Cari açığın yaklaşık 30 Milyar $ ‘ı, yani % 75’i ithal petrol ve petrol türevi ürünler nedeniyle oluşmaktadır. Satılacak ilk 50.000 elektrikli otomobil dahi, petrol ve türevleri kaynaklı oluşan cari açığın yaklaşık 1 milyar $ azalmasına fayda sağlayacak olması, elektrikli araçların en büyük sorunumuz olan cari açık için müthiş bir çözüm fırsatı olduğunu da gözler önüne sermektedir. Elektrikli araçlar, konvansiyonel araçlar gibi dış ülkelerden satın aldığımız petrol ve türevi ürünleri yerine, çok çeşitli doğal kaynaklar aracılığıyla üretebildiğimiz elektriği enerji kaynağı olarak kullandığı için dış ülkelere bağlı olmayan bir enerji politikasının oluşumunda ülkemize büyük bir katkı yapacaktır. Öte yandan, Bir adet elektrikli araç almak, yapılan hesaplamalar göre ülkemizin Kopenhag kriterlerini yerine getirmesi için yapması gereken 8500 € ‘lük bir çevre yatırımından kurtarmak anlamına gelecek ve Elektrik üreticilerinin en büyük sorunu olan gece ve gündüz arasındaki enerji kullanım farkını da dengeleme özelliği taşıyacaktır.

Elektrikli araçların avantajları

Dizel aracınız ile 100 km’ de ortalama 20-22 TL yakıt masrafı yaparken, evinizde şarj edeceğiniz elektrik motorlu aracınız ile gündüz şarj ederseniz ortalama 100 km’de 4 TL, gece şarj ederseniz ise sadece 3 TL yakıt masrafı yapmış olacaksınız.Yani Elektrikli arabalar dizele göre yaklaşık 7 kat daha ekonomik olacaktır. Ortalama bir aracın15000 kmyaptığını düşünürsek, dizel aracınız yılda 3300 TL yakıt masrafı yaparken, elektrikli aracınız sadece 600 TL yakıt masrafı yapıyor olacaktır.Yani elektrikli bir araç ortalama yılda 2700 TL’lik bir yakıt avantajı sağlamaktadır.
Mesela Renault Fluence Z.E.’nun 100 km’de 2.70 TL. elektrik harcıyor. Otomobilin185 Km’lik bataryası 4,5 TL’ye doluyor. Dolum işlemi gece yapılırsa elektrik faturası100 Km. için 1,5 TL,185 Km içinde 2,5 TL’ ye düşüyor.
Bakanlar Kurulu kararına göre, elektrikli otomobiller, motor gücüne göre yüzde 3, yüzde 7 ve yüzde 15 olmak üzere 3 ayrı kategoride vergilendirilecektir. Motor gücü 85 kilovatı geçmeyen binek otomobillere yüzde 3, 85-120 kilovat arasındakilere yüzde 7, motor gücü 120 kilovatı aşanlara da yüzde 15 ÖTV uygulanacaktır. Motor gücü 20 kilovatı geçmeyen elektrikli motosikletlerden yüzde 3 ÖTV alınacaktır. Elektrikli arabaları teşvik etmek adına düşürülen ÖTV’nin araç yüksek teknolojiyle üretilmiş bu araçların satın alma maliyetlerini en az %30 düşürmüştür.
Motor gücü 115 beygir/85 kilovatı geçmeyen binek Arabalara yüzde 3,  115 beygir-162 beygir/85-120 kilovat arasındakilere yüzde 7, motor gücü 162 beygir üstü/120 kilovatı aşanlara da yüzde 15 ÖTV uygulanacak. Motor gücü 20 kilovatı geçmeyen elektrikli motosikletlerden yüzde 3 ÖTV alınacak.

 

elektrikli araçlar batarya sistemi

Elektrikli araçlarda vergi

Benzinli Binek bir arabanın yüzde 37 ÖTV + yüzde 18 KDV eklenmiş fiyatı 30.000 TL civarında iken bu arabaya eşdeğer olan 85 kilovatı geçmeyen elektrikli binek Arabanın fiyatı yüzde 3 ÖTV + yüzde 18 KDV eklendikten sonra 22.000 TL olacak. Yani 8.000 TL’lik ciddi bir fark ortaya çıkıyor. Tabi üreticiler bu avantajı kendi ceplerine indirecek fiyatlarla satış yapmazlarsa…ŞARJ SORUNU
6 saati bulan şarj süresi nedeniyle vatandaşlar biraz temkinli yaklaşıyor. Kimse 6 saat şarj için beklemek istemiyor. Şarj istasyonları yaygınlaşır ve şarj süresi kısaltılırsa elektrikli araç kullanımı hızla yaygınlaşacaktır. Elektrikli araçlar evlerde 16 amperlik (220 V) topraklı priz ile elektrikli araçlar şarj edilebilir. Bu durumda 6 ila 8 saat aralığında bir şarj süresi olacaktır. Hızlı Şarj istasyonlarında ise 20 KWh lik bir aküyü şarj etmek için 20 ile 30 dk aralığında bir zaman harcanır. Bunlarda kullanılan elektrik ise 36 Amperlik (400 V) bir terminal olması yeterlidir. Ayrıca bu sistemin daha gelişmiş olanı Direkt Akım sistemi. Bu çalışma sistemde 250 KW’lık şarj istasyonları söz konusu. Böylece araçlar 5- 6 dakikada şarj olabiliyor. Şu anda Türkiye’de olmayan Quickdrop Sistemi (Akü değiştirerek) ile 3 dakikada gibi kısa bir zamanda yeni bir aküye sahip olabiliyorsunuz.   RFID kartı benzeri bir objeyle girilen oto yıkama makinesi gibi bir alanda robotlar bitmiş olan bataryayı arabadan çıkarıyor ve yerine tamamen şarj edilmiş yeni bir bataryayı yerleştiriyor. Böylece %100 dolu bir akünün takılması için 3 dakika yetiyor. Üstelik otomatik çıkarma ve takma yöntemi sayesinde, sizin araçtan bile çıkmanıza gerek yok.
Ancak arabaların park ve sürüm esnasında da şarj işlemi mümkün görünmektedir. HaloIPT firmasının ürünü olan IPT (indüksiyon güç transferi ) ise, ticari kullanıma sunulan ilk kablosuz elektrikli Araba şarj sistemi olarak dikkatimizi çekiyor. IPT sistemi, alıcı ped entegre edilmiş Arabaların, HaloIPT şarj pedleri üzerinde park halinde, veya HaloIPT şarj pedleri uygulanmış yollarda sürüş esnasında, otomatik olarak sarj olmalarına olanak veriyor.

Elektrikli araçlarda batarya sistemi

Gelelim bataryaların hacim ve ağırlık dezavantajlarına.Şu an ki bataryaların enerji depolama kabiliyeti düşük olduğundan araçta çok yer kaplar ve araça fazla yük binmektedir. Bu gün en kullanışlı batarya Lityum-İyon tipidir. Lityum bu durumda geleçekte çok stratejik öneme sahip bir maden olacağa benzer. En bol Afganistan’da bulunmaktadır. Bu ara son yıllarda Afganistan’a gösterilen ilgi (!) bu yüzden olsa gerek.

MIT elektrikli arabalarda yeni bir buluşa imza attığını basına duyurdu. Bu Yeni buluşla beraber, pilleri doldurmak çok kolay ve kısa zamanda olacak. Yarı katı halindeki pillere sıvı taşıyıcı içerisindeki partiküller pompalanıyor. Anot ve katoda giden bu partiküller sıvı elektrolitin içerisinde kalıyor. Ayrıca şarjın depolanmasının ve boşaltılmasının iki ayrı bölümden yapılıyor olması. Bu iki işlevi birbirinden ayırmak pili daha etkin kullanmayı sağlıyor. Bu sayede şu an Renault fluence’de kullanılan yaklaşık 250 kilogramlık ağırlıktan çok daha hafif pillerle elektrikli arabalar daha hafif olacak ve menzillerde uzayacak. Lafın kısası daha yapılacak işler var ve yakında her şey daha güzel olacak.

fluence elektrikli araçlar

Elektrikli araç dönüşümü

Şu anda içten yanmalı motorlu araçların elektrikliye dönüşüm işlemi de  mümkün ve çok kolay. Daha şimdiden bazı şehirlerimizde bu işlem başladı. Klasik araçlara uygulana dönüşüm kitleriyle her aracın elektrikliye dönüşümü mümkün. Söz konusu kit her araca uygulanabiliyor. Dönüşümün maliyeti bugün için 4 bin avro düzeyinde olmaktadır. Klasik yanmalı araçların motoru, karbüratörü, şanzımanı, egzosu, radyatörü sökülüp yerine elektrik motoru, batarya, dişli kutusu ve şarj aparatları takılarak dönüşüm gerçekleştirilmektedir.

Şimdi bu kadar büyük avantajları olan bu araçlarda sizlere garip gelebilecek bazı sonuçlar göreceksiniz. Örnek olarak Renault Fluence Z.E. model elektrikli otomobili kıyas edelim. 64 bin 900 lira değerindeki aracı almaya karar veren bir vatandaş öncelikle bayiyle ön sözleşme imzalıyor. Bu sözleşmenin gereği olarak firma eksperi, alıcının ev ya da iş yerinde incelemede bulunarak kuruluma uygun olup olmadığını rapor ediyor. Vatandaşın kurulum için bildirdiği yerlerin uygunluğu halinde taraflar arasında kesin alım sözleşmesi imzalanırken, olumsuz rapor durumunda satış yapılamadığı gibi vatandaş ekspertiz ücretini de ödüyor. Kesin alım sözleşmesinin ardından şarj kutusunun montajına 900 ila 2 bin 300 lira ödeyen alıcının, bataryanın yıllık kullanımı konusunda da taahhütte bulunması gerekiyor.Yıllık 10, 20, 30 veya 40 bin kilometreden birini taahhüt eden alıcı, az kullandığında az ödüyor. Yıllık 10, 20, 30 veya 40 bin kilometreden birini taahhüt eden alıcı, az kullandığında az ödüyor. Aracını teslim alan ve şarj kutusunu da ev veya iş yerine montaj ettiren elektrikli oto kullanıcısı, fosil yakıt kullanan araçlardan farklı olarak iki ayrı kasko yaptırmak zorunda.Hem araç için hem de batarya için ayrı ayrı kasko yaptıran alıcıya, bu işin faturası ise ortalama 3 bin lirayı buluyor. Sonuç olarak  aşağıdaki gibi bir tablodaki fiyatlar ele geçmektedir.
Tabiki dizel aracın elektrikli araçtan fazla olacaktır. Böyle bir aracın akülerinin maliyeti yaklaşık 8 bin avro. Renault bu ücreti bizden taksitle istiyor ve bundan pek bir kârı da yok. Ancak bu problemde yeni teknolojik gelişmelerle aşılabilir. Tabi her araçta böyle akü kirası olacak diye bir şey de yok.Önemli bir sorun daha var.

Elektrikli araç dolum istasyonu

Normal bir şarj istasyonunun yatırım maliyeti 4.500-6.000 € arasıdır. Hızlı şarj istasyonlarının yatırım maliyeti ise 50.000 € arasıdır. Yani bu istasyonların bir yatırım maliyeti var, işletme maliyeti var, işçi çalıştırıp vergi ödenecek vs. Bir de akaryakıttan bir sürü vergi alan hükümetler bu gelirden vaz geçerler mi, başka nerden karşılarlar ? Sözün özü, evinde şarj olacak araçlara bir sözümüz yok ancak bu istasyonlarda şarj edilecek bir araca elektiriğin maliyeti acaba  kaç kuruş olacaktır. Bunu da işin asıl en önemli yanı…

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz